ANA SAYFA YAZILAR Yoga Yaparken Ne Düşünüyorsunuz?

YAZILAR

Yoga Yaparken Ne Düşünüyorsunuz?

yoga sınıfı

Bu soruyu sorarak başlamakla yoga yapmayanları kafadan kaybedeceğimi biliyorum. Yine de onları okumaya teşvik etmek isterim çünkü yogada ne varsa hepsi hayata dairdir.

Size bu soruyu yönlendirdiğimde küçük ve obur bir kız çocuğu iken, dayımın bana sorduğu bir soru aklıma geldi: "Dut yerken ne düşünürsün?" 

O zaman bilememiştim fakat cevabı öğrendiğimde çok mantıklı gelmişti: "En büyüğünü yemeyi." Çünkü büyük olanlar en tatlı ve etli olanlardı. Sanırım düşünce kavramıyla ilk tanışmamdır bu olay. Şimdi biliyorum ki her bir eylem düşünceden kaynaklanıyor; biz farketsek de, farketmesek de.

Başlangıçta sorduğum soruya dönecek olursak, yoga üstatları duysalar beni epeyce kınarlar. Yoga zaten düşüncesizlik haline ulaşmak için yapılmıyor mu? Nereden çıktı bu soru? 

 

İtiraf edeyim, ben 14 yıllık yoga serüvenimde henüz düşüncesizlik mertebesine ulaşmadım. Ulaşır mıyım bilmiyorum fakat düşüncelerimin süreç içinde ne kadar değiştiklerinin farkındayım. 

Yogadaki asanları(duruşlar) ilk öğrenmeye başladığımda bedenimin el verdiği ölçüde onları en estetik, en güzel görüntü verecek şekilde yapmak için gayret gösterirdim. Evde ayna karşısında çalıştığım olurdu. Derslerde çalışkan öğrenci edasıyla o sırada yapılmakta olan asananın peşinden gelecek olan asanayı tahmin etmeye çalışırdım. Zaman geçtikçe yaptığım duruşların içine girmeye başladım. Yani bana hissettirdikleriyle ilgilenir oldum. Bazı duruşları çok seviyor, keyif alıyordum, bazıları bir an önce bitsin diye bakıyordum. Bu sayede içimdeki sabırsız tarafla tanıştım ve başka bir çok olumsuz duygularımla. Bu sürecin ardından duyguların gelip geçiciliğini yaşamaya başladım. Sevmediğimi düşündüğüm bir asanada kalmaya devam ettiğimde, bu duyguyu aşabildiğimi ve keyif bile almaya başladığımı gördüm. Yaşadığım bu dönüşüme, nefeslerimi sakin ve dolu dolu alıp vermemin yardım ettiğini keşfettim. 

Şimdi bulunduğum süreçte ise -ki bu çok yeni bir aşama- asanaların, nefeslerin, birer araç olduğunu farketmeye başladım. Varlığımı kutlamanın araçları... Giderek her yoga çalışmam bir kutlama ve şükür seansına dönüşüyor.

"İyi ki varım, iyi ki bu muhteşem Varoluşun bir parçasıyım." 

Gençlik yıllarımızda şekilcilik çok önemlidir. İyi görünmek, iyi bir tahsil, iş, eş... Yaş aldıkça manevi değerler maddiyatın önüne geçmeye başlar. Olgunluk döneminde maddiyatın da maneviyatın da bir bütünün parçaları olduğunu anlarız. Büyük resmi hissetmeye hatta görmeye başlar, yaşamın değerini kavrarız. Her şey bahanedir, araçtır yaşamı özümsemek için. Bu anlayışla yapılmış, yaşanmış her şey mübahtır. Doğru yanlış yoktur, sadece yaşamın kutsallığı vardır.