ANA SAYFA YAZILAR Yoga'da Kendi Ritmini Bulmak

YAZILAR

Yoga'da Kendi Ritmini Bulmak

Yoga dersleri genellikle bir grup içinde yapılır. Özel dersler de verilmektedir tabi ki. Yine de grup derslerinin etkileşimi çok farklıdır. Çünkü kişilerin enerjileri birbirlerini destekler hale gelir ders boyunca. Tıpkı toplu duaların, meditasyonların daha etkili olması gibi.

Bazen derslerde çok farklı düzey, yaş ve beden yapısına sahip insanlar bir araya gelir. Özellikle herkese açık derslerde bu durumla karşılaşılıyor. Katıldığınız o derste tek dışarıdan gelen ve de sınırlı bir bedene sahip olan siz olsaydınız ne yapardınız?

Geçen gün böyle bir öğrenciyle karşılaştım.

Genç olmasına karşın eklem romatizmasının epeyce hırpaladığı bir bedeni vardı. Üstelik yogaya başlayalı da çok uzun olmamıştı. Diğer öğrenciler uzun yıllardır derslerime katılmaktaydılar; dersin akışına, hareketlere ve bana aşinaydılar. Ders boyu bu kişiyi gözlemledim, acaba bir yardıma ihtiyacı olur mu diye. 1-2 kez yapılan bir hareketin ona daha uygun olanını göstermek üzere yanına gittim. Onda farkettiğim ilk şey, hiç bir müdaheleme tepki göstermemesiydi. Kimileri kasılır, kendilerine dokunulmasını istemediklerini belli ederler. Bu ya "ben biliyorum, ne karışıyorsun" gibi bir şeydir, ya da çekingenliktir "Eyvah şimdi herkes bana bakacak". Tecrübelerime göre çok az insan ilk günden öğretmenin müdahelesine izin veriyor. Onun bu açıklığı özgüveninin göstergesiydi bana göre. Bir başka farkettiğim şey de ritmi oldu. Bedenini öylesine iyi tanıyor ve sınırlarını o kadar iyi biliyordu ki, hiç bir kompleks duymadan hareketleri tamamen kendi ritmine uygun olarak yapıyordu. Bir akış yogası olmadığı halde biz bir sonraki harekete (asana) geçtiğimizde o henüz ilkini yapıyor oluyordu. Bu durum Güneşe Selam (Surya Namaskar) serisinde iyice kendini göstermişti zaten. İbretle izledim onu. Benim de bazı akışkan yoga derslerine öğrenci olarak katıldığımda tempoya yetişmekte zorlandığım olmuştur. Sınıfın bütünlüğünü bozmayayım diyerek kendi sınırlarımı aşma cüretinde bulunduğum o zamanları hatırladım. Bunun bir özdeğersizlik ve özgüven eksikliği olduğunu artık biliyorum. Orta yaşı bir süredir geride bırakmış biri olarak bedenimin giderek değişeceğinin bilincindeyim. Yeni sınırlarımı hemen farkedip onlara saygı duyabilecek miyim? Yoksa geçmişte yaşayıp "ben bunu hep yapardım şimdi neden yapamıyorum" diyerek bedenimi zorlayacak mıyım? Bazen yaşlanmadan da öyle bir musibet yaşıyorsunuz ki, önceden yaşadığınız şeyleri artık yapamaz hale gelebiliyorsunuz. İşte o yeni hali ne kadarıyla sindirebiliyor insan?

Bu tek dersime katılmış olan kişi aslında farketmeden bana öğretmenlik yapmış oldu ve tüm bunları düşündürttü. Ders çıkışında bu farkındalığımı onunla paylaştım. Onu tebrik etmeme çok şaşırdı. Şimdiye kadar hep yavaşlığından dolayı eleştirilmiş. Ne yazık ondaki özsaygı ve özgüveni göremeyene. O, sadece bir kap olan bedeninden çok içindekinin farkındaydı fakat bir yandan da bedenine şefkatle davranmaktaydı. Karşılaşmamızı ve bunları görebilmemi sağlayan güce şükürler olsun.