YAZILAR

Özgürlük Hakkında

Hapiste uzun süredir yargılanmayı bekleyenlerin hayat hikayelerini ve son internet ile ilgili haberleri okudukça, özgürlük hakkında daha sık düşünür oldum. "Peki ben ne kadar özgürüm?" diye kendime sordum. 

Eleştirdiğim tarafları çok olsa da bazı ülkelere kıyasla demokratik denebilecek bir ülkede yaşıyorum. Özgürlüklerin önemsendiği söylenen bir çağdayım. Bir kadın olarak yaşadığım çevreye kısıtlayıcı denemez. Sağlıklıyım. Arabam, idare edecek kadar param, işim var. O zaman ben özgür biriyim. Gerçekten öyle mi?

Devamını oku...

Çocuklarla yoga maceralarım (II)

çocuklarla yoga

Yine 5-6 yaş grubuyla yoga yapıyoruz. Çocuklarla yoga yaptığımızda genellikle güneşe selam ve bolca hayvan taklidi, denge içeren eğlenceli asanalar (hareketler) seçiyorum. Dersin başında ve sonunda ise onları gevşetiyorum. Nefes çalışmalarını da güneşe selamdan önce yapıyoruz.

Yoga uygulamalarında meditasyon da mevcuttur fakat çocuklarla yapmayı hiç denememiştim. Gevşeme teknikleriyle birlikte yaptığımız imgelemeler yeterli diye düşünüyordum. Biraz da çekiniyordum doğrusu, çocukların tepkilerinden.

Ta ki o güne kadar...

Devamını oku...

Yoga Yaparken Ne Düşünüyorsunuz?

yoga sınıfı

Bu soruyu sorarak başlamakla yoga yapmayanları kafadan kaybedeceğimi biliyorum. Yine de onları okumaya teşvik etmek isterim çünkü yogada ne varsa hepsi hayata dairdir.

Size bu soruyu yönlendirdiğimde küçük ve obur bir kız çocuğu iken, dayımın bana sorduğu bir soru aklıma geldi: "Dut yerken ne düşünürsün?" 

O zaman bilememiştim fakat cevabı öğrendiğimde çok mantıklı gelmişti: "En büyüğünü yemeyi." Çünkü büyük olanlar en tatlı ve etli olanlardı. Sanırım düşünce kavramıyla ilk tanışmamdır bu olay. Şimdi biliyorum ki her bir eylem düşünceden kaynaklanıyor; biz farketsek de, farketmesek de.

Başlangıçta sorduğum soruya dönecek olursak, yoga üstatları duysalar beni epeyce kınarlar. Yoga zaten düşüncesizlik haline ulaşmak için yapılmıyor mu? Nereden çıktı bu soru? 

Devamını oku...

Çocuklarla yoga maceralarım (I)

çocuklarla-yoga

İlk küçüklere ders verdiğim dönem çok çarpıcıdır. Elli yaşında biri olarak yaşları 5-7 arasında değişen 20 kadar çocuğa haftada 5 gün, 4 saatten yoga dersi verecektim. Şimdi düşünüyorum da bayağı cesur bir girişimmiş.

Henüz başıma geleceklerden habersizdim...

İlk dersim 5 yaş grubuyla idi. Salon küçük, havasız, sadece bir vasistası var, o da açık havaya açılmıyor. Klimadan hiç söz etmiyorum bile. Aylardan haziran, havalar iyice ısınmaya başlamış durumda. Kalbim heyecandan küt küt atıyor. Cıvıldaşan kuş sürüsü gibi bir gürültü sınıfa doğru yaklaşmakta.

Devamını oku...